BU ARALAR ÖMRÜMÜZ 3 YIL
Şüphesiz bende her Türk kızı gibi dünyaya geliş amacımın aşık olmak olduğuna inanarak doğdum.Belkide benim tek şansım bir kurbağa prenses olmam ve asla yakışıklı prensin beni öpmemesiydi.
Yani fazla hayalperesttim ben ve fazla mükemmeliyetçi.O yüzden hep gerçek hayattaki prenslere aşık oldum ve bu beni gerçek ilişkilerden korudu.
İlkokul,ortaokul,lise ve üniversitenin 2 yılı hep aşkı arayarak geçti.Aşık olup çok mutlu olacaktım.Aşık olmak zorundaydım!
Şimdi dönüp bakınca gördüğüm hatalarım bunlar işte..Yukarıdaki ben muhtemelen çoğumuz.Sürekli aşkı arayan aradığı aşkı bulunca masalın sonlanıp sonsuza kadar mutlu olacağını zanneden biz.Çağımızın hastalığı bu "kurbağa prens sendromu".Her yerde aşkı aramak,aşk için her şeyi yapmak,kimi zaman ahlaki değerlerimizi bile aşmak ve bunu aşık oldum mazeretiyle hasır altı yapmak haklı göstermek.
Peki aşk neydi?Yani aşık olunca bu kadar mutlu mu oluyorduk?kavuşunca bitiyor muydu masallarımız mutlu sonla?Peki mükemmel aşk neydi?Her bedende bulabiliyorsak aşkı aşk bu kadar özel mi?Bence sürekli aşıksak ve aşk için her şeyi yapabiliyorsak o kadar da mükemmel değildi aşk.Eğer ilk bölümde bu adam ne ya diye izlemeyi kestiğim diziyi bir yıl sonra tesadüfen izleyip o adama aşık olduysam aşk o kadar da bulunmaz bir şey değildi.
Aşktan daha özel ve sadece bir kişide olan bir şey var."Ait olmak,Allah'ın sana aşk kıldığı o kişi" işte sadece onun olmaktı aşk onu beklemek..aşk Allah'ın bizi eş kılması,daha dünyaya gelmeden zaten birbirimizinken neden aramıza üçüncü kişiler girip kirletsin ki dedim sonra.Neden özel biliyor musunuz çünkü malum aşkın ömrü 3 yılmış yani bu durumda sadece 3 yıl biriyle beraber olabiliriz.Nitekim çoğumuz öyle yapıyoruz sorunsuz giden ilişkilerimizi sadece artık bir şey hissetmiyorum diye bitirebiliyoruz..Yaa iyi de sen bir insanı gördüğünde sonsuza kadar heyecanlanamazsın bu dünyanın en güzel kızı olsa da en iyi insanı olsa da bu böyle.Mesela anne babanı düşünsene onlardan daha fazla sevebilir misin kimseyi?Onları her gördüğünde çok seviyorum onları onlarsız yapamam diyor musun?demiyorsun çünkü onlarla beraber olmaya sadece yaşamaya o huzura alışıksın işte bir insana da o kadar çok şey yüklemen haksızlık bence tamam aşık ol aşk bulursan hele ki karşılıklı olursa çok güzel ama onun bitecek bir ömrü var onu anka kuşu gibi düşün aşkın ölürken onu sevgiye dönüştür heyecan duymazsın belki ama huzur da önemli alışkanlık birini tanımanın verdiği o rahatlık..
Öyle yani bence daha fazla çabalamalıyız hem sabretmek için hemde sevmek için.Ben mi?
Ben bıraktım aşkı sadece o adamı bekliyorum inşallah hem bu dünyada hem öbür dünyada ait olduğum insanı.Beklemek zor bazen tabiki de insan aşık olmak istiyor(işte hep dizilerin empoze ettiği düşünce bunlar) o zamanlar da bir dizi açıp ağlıyorum mesela geçmesini bekliyorum.Aşk her şey değil ve birine aşık olunca sürekli sevgilim olunca daha iyi biri olmayacağım yada daha mutlu o zamanda ağlayacağım mutlu ve mutsuz olacağım o yüzden zamana bırak aşk her şey değil daha çok genciz...
Yani fazla hayalperesttim ben ve fazla mükemmeliyetçi.O yüzden hep gerçek hayattaki prenslere aşık oldum ve bu beni gerçek ilişkilerden korudu.
İlkokul,ortaokul,lise ve üniversitenin 2 yılı hep aşkı arayarak geçti.Aşık olup çok mutlu olacaktım.Aşık olmak zorundaydım!
Şimdi dönüp bakınca gördüğüm hatalarım bunlar işte..Yukarıdaki ben muhtemelen çoğumuz.Sürekli aşkı arayan aradığı aşkı bulunca masalın sonlanıp sonsuza kadar mutlu olacağını zanneden biz.Çağımızın hastalığı bu "kurbağa prens sendromu".Her yerde aşkı aramak,aşk için her şeyi yapmak,kimi zaman ahlaki değerlerimizi bile aşmak ve bunu aşık oldum mazeretiyle hasır altı yapmak haklı göstermek.
Peki aşk neydi?Yani aşık olunca bu kadar mutlu mu oluyorduk?kavuşunca bitiyor muydu masallarımız mutlu sonla?Peki mükemmel aşk neydi?Her bedende bulabiliyorsak aşkı aşk bu kadar özel mi?Bence sürekli aşıksak ve aşk için her şeyi yapabiliyorsak o kadar da mükemmel değildi aşk.Eğer ilk bölümde bu adam ne ya diye izlemeyi kestiğim diziyi bir yıl sonra tesadüfen izleyip o adama aşık olduysam aşk o kadar da bulunmaz bir şey değildi.
Aşktan daha özel ve sadece bir kişide olan bir şey var."Ait olmak,Allah'ın sana aşk kıldığı o kişi" işte sadece onun olmaktı aşk onu beklemek..aşk Allah'ın bizi eş kılması,daha dünyaya gelmeden zaten birbirimizinken neden aramıza üçüncü kişiler girip kirletsin ki dedim sonra.Neden özel biliyor musunuz çünkü malum aşkın ömrü 3 yılmış yani bu durumda sadece 3 yıl biriyle beraber olabiliriz.Nitekim çoğumuz öyle yapıyoruz sorunsuz giden ilişkilerimizi sadece artık bir şey hissetmiyorum diye bitirebiliyoruz..Yaa iyi de sen bir insanı gördüğünde sonsuza kadar heyecanlanamazsın bu dünyanın en güzel kızı olsa da en iyi insanı olsa da bu böyle.Mesela anne babanı düşünsene onlardan daha fazla sevebilir misin kimseyi?Onları her gördüğünde çok seviyorum onları onlarsız yapamam diyor musun?demiyorsun çünkü onlarla beraber olmaya sadece yaşamaya o huzura alışıksın işte bir insana da o kadar çok şey yüklemen haksızlık bence tamam aşık ol aşk bulursan hele ki karşılıklı olursa çok güzel ama onun bitecek bir ömrü var onu anka kuşu gibi düşün aşkın ölürken onu sevgiye dönüştür heyecan duymazsın belki ama huzur da önemli alışkanlık birini tanımanın verdiği o rahatlık..
Öyle yani bence daha fazla çabalamalıyız hem sabretmek için hemde sevmek için.Ben mi?
Ben bıraktım aşkı sadece o adamı bekliyorum inşallah hem bu dünyada hem öbür dünyada ait olduğum insanı.Beklemek zor bazen tabiki de insan aşık olmak istiyor(işte hep dizilerin empoze ettiği düşünce bunlar) o zamanlar da bir dizi açıp ağlıyorum mesela geçmesini bekliyorum.Aşk her şey değil ve birine aşık olunca sürekli sevgilim olunca daha iyi biri olmayacağım yada daha mutlu o zamanda ağlayacağım mutlu ve mutsuz olacağım o yüzden zamana bırak aşk her şey değil daha çok genciz...